Hayat

Huzur

Dün iş çıkışı her şey spontane gelişti ve Kilitbahire geçme kararı aldık. Zaten kafamda hafta sonu gitme planı vardı ama ne yalan söyleyeyim dün gitmemiz ayrı bir güzel oldu benim için ve sanırım arkadaşlarım için de güzeldi. Haftanın son iş gününden sonra o kadar rahatlatıcı geldi ki anlatamam. Bir kere feribota bindiğiniz andan itibaren boğaz kokusu sizi başka bir yere götürmeye başlıyor. Hepimiz farklı bir kaçış olarak görmüşüz ki sanki Çanakkale’den başka bir yere gelmişcesine her yeri inceleyerek, okuyarak içimize temiz doğa kokusunu çekere yürüdük gideceğimiz yere.. Araba seslerinden uzak, küçük çocukların çamurla oynadıklarını görerek ilerledik. Hala böyle insanlar var mı dedirttiren insanlarla tanıştık ve nirvanaya ulaştık. Çanakkaleyi birde karşıdan izledik, güneşi ve rüzgarı arkamıza aldık, geçen gemileri saydık gemilerin taşıdıklarına baktık. Kale hakkında konuştuk, nasıl yaşamışlara geldik bir an..

Bazen zamanın değerini gerçekten bilmiyoruz.. Halbuki keşfedilmeyi bekleyen, konuşulacak o kadar çok şey var ki.. Hepimiz masamızdaki küçük kırıntılarla o kadar yoğunuz ki hayatın bize bahşettiğini görmezden geliyoruz adeta. Mutlu olmak için o kadar çok nedenimiz var ki halbuki. Mutluluğu hak ettiğimize inanmışsak, küçücük bir şey bile bizi mutlu kılmaya nasıl da yetiyor bunu bir kez daha öğrendik.

6’dan gece 12’ye kadar zaman nasıl geçti anlamadık bile. Sıcak ve sevecen bir işletmeci Cahit bey.. Aile ortamını size hissettiriyor. Yemeğimizi yedikten sonra deniz ve yosun kokuları merdivenlerden inerken bize eşlik etti. Orası bizim için bir kaçış noktası, düşünce şelalesi..

1900cookie-checkHuzur

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.